Bakma bana öyle... bakışlarını dikip..
Vurma yüzüme hatalarımı... evet sonunda hakettim yalnızlığı..
Biliyorum bu acıları çekmem gerektiğini..
Ancak çektikten sonra huzurun geleceğini..
Zaten baştan belliydi sonum... sen belki hep söylemek istedin.
Belki söyledin de..
Ama duymadım... duymak istemedim doğruları.
Görmek istemedim gerçekleri..
Şimdi yükseliyor içimdeki tüm sıkıntı fidanları.. Kurtulamıyorum...
Duvarlarımı sarıyor keder sarmaşıkları..
Rüzgar esiyor.. ürperiyorum...
Sarsana beni, ne duruyorsun? Isıt beni..
Peki... üşümemi istiyorsun öyle mi?
Zaten ben yıllardır üşüyorum bilmiyorsun ..
Yalnızlık sokaklarında yürürdüm geceler boyu..
Ama sen görmezdin.. karanlıklara yumardın gözlerini..
Gizli gizli ağlardım o derin siyahta, sana gelir başımı yaslar.. rahatlardım.
Sonra uzanırdım yıldızlara.. belki dokunamazdım..
Şiirler okurdum...yaşadıklarımı anlatırdım.. sırdaşımdın..
Bazen de dinlemezdin.. aklın başka yerde olurdu sanki.. dalardın
‘Olsun’ derdim içimden...yine de yanımdaydın..yeterdi..
Oysa sen hiç sormazdın bana..
Bilirdim merak ettiğini...ama utanırdın...
Konu aşk olunca, havadan sudan bahsederdin.
‘Yağmur geliyor’ derdin... Derken gözlerin dolardı.. gizlerdin..
Bakma bana öyle ... bakışlarını dikip...
Susma o dimdik duruşunla...geniş omuzlarınla.. karşımda..
Sen de boynunu bük benim gibi.. gözlerini düşür toprağa..
Üzül benimle n’olur.. beraber ağlayalım bu olanlara..
Sonra sil gözyaşlarımı.. söz ben de seninkileri.
Sarılmak istiyorum sana.. uzatsana avuçlarını..
Başımı göğsüne koyup dinlemek istiyorum sessizliğini...
Olmaz mı?
Niye susuyorsun böyle?
Duyuyorum çığlıklarını.. söyle korkma..
Anlat.. daha ne kadar üzülebilirim ki..
Daha ne kadar sessiz olabilir ki bu sağır ellerim
Anlat beni bana.. yollara düşüp yürüdüğümü...
Ulaşamadığımı... ve yine varamadığımı...
İlk defa duymayacağım bunları..
Ben de söyledim aynalara... Hem de defalarca...
Sonunu bilerek yaptım bunları... ben seçtim boş duvarları..
Yorulmadım aramaktan.. korkmadım gördüklerimden...
Eskiden ne bayatmış sevinçlerim dedim.. şimdi arkamda bıraktığım kör bir ben..
Bakma bana öyle..bakışlarını dikip..
Söylesene tekrar mutlu olacağımı...
Her sonun bir başlangıç olduğunu..
Neden gülüyorsun? Kibirlisin bu gece.. acıtmak mı istiyorsun..
Görmüyor musun halimi? Kırık kalbimi..
Boğazım düğümleniyor..yutkunamıyorum..
Midemdeki bir bıcak sanki.. söküp atmalı şimdi
Dudaklarım kurak, gözlerim ıslak..
Ölesim var bu gece.. denizlere atlayasım..
Hani zamanla geçecek derlerdi.. neden geçmiyor peki?
Neden dağılmıyor bulutlar? güneşli değil yolculuklarım..
Yorulacağım hayal kurmaktan biliyorum..
Artık kulaklarımda çınlamayacak kavgalarım..
Hep aynı kabusu görmekten sıkılacağım..
Başka kayıklara binip, başka kederlere oturup içeceğim..
Evet ben de biliyorum bunların geçeceğini...
Bir gün biteceğini.. ve yeniden başlayacağını..
Bakma bana öyle bakışlarını dikip...
Yeşilinden anlıyorum gözlerinin... kırgınsın bana..
Hüzünlü bir halin var... bitmeyen sonbahar gibi bedenin..
Yorgun musun? Sallanıyorsun biraz.
Ne oldu? Saçların dağılmış.. yüzün solgun..
Kolların güçsüz bugün... eskiden daha iriydin..
Neden küçüldün bir gecede?
N’oldu? Anlat susma artık..
Bugün değil...
Sana diyorum ağaç!.. susma!

0 yorum :
Yorum Gönder