Hey rüzgar.. uzan oğluma doğru.. götür ona ıhlamur kokusunu..
Anlat başakların arasından geçişini.. nasıl dans ettiğini..altın rengini..
Ordan dağlara tırmanıp yorulduğun günleri..
Ama en tepenin görkemli kayasında dinlendiğini.. uzakları oturup seyrettiğini..
Rüzgar.. sokul ona doğru.. fısılda leyleklerin sesini..
Göç ederkenki sessizliği.. yolculuğun sonundaki kavuşma neşesini..
Duysun kumruların öpüşmesini..
Sarıl ona sımsıkı rüzgar.. dalgaların kuvvetinde.. fırtına gibi dolan bedenine..
Bilsin devrilmemeyi.. mücadele eden tekne gibi..
Sonra bitap düşüp “geçti” diyebilmeyi.. karanlık suların ertesindeki güveni..
Hey rüzgar.. uçur oğlumu bulutlara.. özgürlüğün mavisinde kaybolsun..
Unutsun herkesi.. kendini.. beni..
Dönsün başı sonsuzluk derinliğinde.. dokunsun renklere..
Sonra yağsın tepelere.. göllere.. bir damlada gizlensin yaprak üstünde..
Süzülsün yeşillere.. varsın köklere.. doyursun çiçekleri..
Rüzgar.. uzan oğluma doğru.. ver ellerini..
Nefesine gir.. dinlesin hikayeni..
 

4 yorum :

Sanırım bir zaman gelir de çocuk sahibi olursam, kendisi için dua veya ninni niyetine bu satırları okuyacağım.

Adsız dedi ki... 29 Ocak 2014 08:36  

Çok güzeller... Yeni yazılar bekliyoruz...

Ogluna ne guzel bir hediye...

Ogluna ne guzel bir hediye...

Yorum Gönder

About this blog

Bu Blogda Ara